|
Tweet | Tarih: 15-04-2026 09:47 |
Dr. Pelin Pınar, kalp ve damar hastalıklarının dünya genelinde en önemli ölüm nedenleri arasında yer aldığını belirterek, her yıl yaklaşık 18 milyon kişinin bu hastalıklar nedeniyle hayatını kaybettiğini söyledi. Dünya Kalp Federasyonu verilerine dikkat çeken Pınar, “Bu ölümlerin yüzde 80’i aslında önlenebilir nedenlerden kaynaklanıyor. Sağlıksız beslenme, sigara kullanımı, hareketsiz yaşam ve obezite en önemli risk faktörleri arasında yer alıyor” dedi.
Kalp krizinin, kalbi besleyen koroner damarların tıkanması sonucu kalp kasına yeterli oksijen gitmemesiyle oluştuğunu belirten Pınar, tıkanıklığın süresi ve büyüklüğünün kalpte oluşan hasarı doğrudan etkilediğini ifade etti.
Kalp krizine yol açan risk faktörlerini detaylandıran Pınar, şeker hastalığı, sigara kullanımı, yüksek tansiyon ve kolesterol yüksekliğinin başlıca nedenler olduğunu söyledi. Ayrıca genetik yatkınlık, yaş, obezite, hareketsiz yaşam ve stresin de önemli rol oynadığını vurguladı.
Kadınlarda menopoz sonrası riskin arttığını belirten Pınar, “Bel çevresi kadınlarda 80 cm, erkeklerde 94 cm üzerine çıktığında kardiyovasküler risk başlar” dedi.
COVID-19’un kalp üzerindeki etkilerine de değinen Pınar, virüsün hem kalp kası iltihabına neden olabildiğini hem de damar içinde pıhtı oluşumunu artırdığını ifade etti. Bununla birlikte, bu konuda uzun vadeli bilimsel verilerin henüz yeterli olmadığını söyledi.
Kalp krizinin en önemli belirtisinin göğüs ağrısı olduğunu belirten Pınar, ağrının bazen sırta, kola, boyna veya çeneye yayılabileceğini ifade etti. Bulantı, nefes darlığı, baş dönmesi ve soğuk terlemenin de önemli belirtiler arasında yer aldığını söyledi.
“Bu belirtiler hissedildiğinde zaman kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalı” diyen Pınar, erken müdahalenin hayati önem taşıdığını vurguladı.
Kalp krizi şüphesi durumunda ilk yapılması gerekenleri de anlatan Pınar, hastanın solunum ve nabzının kontrol edilmesi, rahat bir pozisyona alınması ve vakit kaybetmeden 112 Acil Servis’in aranması gerektiğini belirtti. Bilinçsiz şekilde kalp masajı yapılmasının riskli olabileceğini de sözlerine ekledi.
Kalp sağlığını korumada en etkili yöntemin yaşam tarzı değişikliği olduğunu vurgulayan Pınar, “Mucizevi bir ilaç ya da bitki yok. Sağlıklı beslenme ve düzenli yaşam şart” dedi.
Beslenmede sebze, meyve, bakliyat ve sağlıklı yağların tercih edilmesi gerektiğini belirten Pınar, paketli gıdalar, trans yağlar ve fast food ürünlerden uzak durulması gerektiğini söyledi.
Hareketsiz yaşamın önemli bir risk faktörü olduğuna dikkat çeken Pınar, haftada en az 150 dakika tempolu yürüyüş yapılmasını önerdi. Özellikle 40 yaş sonrası spora başlamadan önce kardiyolojik kontrol yapılmasının önemine değindi.
Yüksek tansiyonun çoğu zaman belirti vermediğini belirten Pınar, bu nedenle “sessiz düşman” olarak adlandırıldığını söyledi. 40 yaş sonrası düzenli tansiyon takibinin önemine dikkat çekti.
Sigaranın damar yapısını bozarak kalp hastalıkları riskini ciddi şekilde artırdığını vurgulayan Pınar, az miktarda sigaranın bile risk oluşturduğunu ifade etti. Kolesterol dengesinin önemine değinen Pınar, iyi ve kötü kolesterol oranlarının dikkatle takip edilmesi gerektiğini söyledi.
Genetik faktörlerin önemli olduğunu ancak tek belirleyici olmadığını belirten Pınar, “Genetik bizim kaderimiz değildir. Yaşam tarzımızla bu riski değiştirebiliriz” dedi.
Konuşmasının sonunda önemli tavsiyelerde bulunan Pınar, 18 yaş üstü bireylerin düzenli kan tahlili yaptırması, 40 yaş sonrası ise yıllık kardiyolojik kontrollerini ihmal etmemesi gerektiğini belirtti.