|
Tweet | Tarih: 31-10-2026 12:17 |
“Alaçatı Mutfağı, Alaçatı Ot Mutfağı” adlı kitabıyla bölgenin mutfak kültürünü ele alan Çeşmeli yazar Mehmet Emin Özdemir, ikinci kitabında Ilıca’yı mercek altına aldı. “Ilıca Sevdamız: Çeşme Deniz Ilıcaları” adıyla raflarda yerini alan kitap, mahallenin geçmişini, gündelik yaşamını ve gastronomi kültürünü bir araya getiriyor.
Özdemir, eserinde Ilıca’nın tarihçesine, yerleşimine ve sıcak su kaynaklarına yer verirken Tosun Paşa, Ahmet Refik Paşa ve Mustafa Kemal Atatürk’ün Ilıca’daki günlerini de anlatıyor. Ilıca’da yaşamış, bölgenin belleğinde iz bırakmış kişiler ve aileler de kitabın konuları arasında bulunuyor.
Balıkçı köyünden bugüne Ilıca
Kitabın başlangıcında Ilıca’nın yaklaşık 500 kişinin yaşadığı küçük bir balıkçı köyü olduğu dönemleri anlatan Özdemir, balıkçılığın yanı sıra tarımla uğraşan ailelerin yaşamına da değiniyor.
Bölgenin rüzgârlarından tarlalarına, meyve ve sebzelerinin lezzetinden kıyıdaki otel ve kaplıcalara kadar pek çok ayrıntıyı aktaran yazar, geçmişin ticaret hayatını da ele alıyor. Rum bakkallarla başlayan ve daha sonra Türk bakkallarla devam eden mahalle kültürü; Sakız, Baykal ve Fethi bakkaliyelerinin hikâyeleriyle kitapta yer buluyor.
Yerel otlar ve balıklar aynı sofrada
Ilıca’nın denizle kurduğu bağın mutfak kültürüne yansımalarını da anlatan kitapta, balıkların Ege otlarıyla buluştuğu tarifler yer alıyor. Özdemir’in hazırladığı yemeklerin iki asırlık porselen kaplarda sunumları da eserin dikkat çeken ayrıntıları arasında bulunuyor.
Kitap, yemek tariflerinin yanı sıra sofralar etrafında gelişen komşuluk ilişkilerini, paylaşma geleneğini ve gündelik yaşamı da okuyucuya aktarıyor.
“Dışarıdan bir gözlemci değil, içeriden bir tanık”
Kitabın önsözünde Prof. Dr. E. Tayfun Taner’in “Ilıca’nın Hafızasında Yaşayan Lezzetler ve Bir Kültür Mirası” başlıklı yazısı bulunuyor. Sonsöz ise kitabın editörü Aydan Tuncayengin’in imzasını taşıyor.
Tuncayengin, sonsözünde eseri, Ilıca’nın yemeklerinin yanı sıra denizle şekillenen yaşamını, tarihini, mahalle belleğini ve insan hikâyelerini geleceğe taşıyan bir çalışma olarak değerlendiriyor.
Özdemir’in çocukluğunun Ilıca ve Alaçatı arasında geçmesinin anlatımına kattığı değere dikkat çeken Tuncayengin, yazarı “dışarıdan bir gözlemci” yerine “içeriden bir tanık” olarak nitelendiriyor. Çocukluk anılarının ve yerel anlatımın, esere yaşayan bir bellek niteliği kazandırdığını vurguluyor.
Foto Çeşme’den temin edilebiliyor
“Ilıca Sevdamız: Çeşme Deniz Ilıcaları”, Çeşmeli yazarların eserlerini okuyucularıyla buluşturmasına ücretsiz aracılık eden Foto Çeşme’den temin edilebiliyor.