Bugun...



Çeşme'de, kendi evinde kiracılarının yanında misafir gibi yaşıyor

İzmir'deki evini satarak Çeşme'de ev satın alan Engin Alkan, satın aldığı evdeki kiracı olarak yaşayan restoran çalışanlarını evden çıkaramayınca, sokakta kalmamak için kiracılarının yanında misafir gibi yaşamaya başladı.

facebook-paylas
Tarih: 17-08-2022 09:38

Çeşme'de, kendi evinde kiracılarının yanında misafir gibi yaşıyor

Sıhhi tesisatçılık yapan Engin Alkan, geçtiğimiz Şubat ayında, İzmir'in Buca ilçesindeki evini satarak, Çeşme'nin Dalyan Mahallesi'nde bir daire satın aldı. Satın aldığı evde kiracı olarak kalan restoran çalışanlarına evi boşaltmaları için ihtarname gönderen Alkan, kiracıların evi boşaltmayı reddetmesi ve görüştüğü avukatın da dava açılsa bile bir seneden önce evin boşaltılamayacağını söylemesi üzerine kiracılarla anlaşma yoluna gitti. Kiracılarından 20 bin lira ev kirası ve Eylül ayı sonunda evin boşaltılacağına dair noter taahhütnamesi alan Alkan, sokakta kalmamak için kiracılarıyla birlikte yaşamaya başladı. 

 

"Kiracı mıyım, misafir miyim ben de anlamadım" 

 

Yaşadığı durumu  "Kendi evimde, kiracılarımla birlikte kiracı gibi, misafir gibi yaşıyorum" diye anlatan Alkan, " Şubat ayında evi satın aldım. Buca'da bir evim vardı. Onu satarak burasını satın aldım. Satın aldığımda evde kiracılar vardı. Evin boşaltılması için noterden ihtarname çektim. Evdeki kiracılar ev arayıp bulamadılar. Buldukları ev de pahalı çıktı. Ben de sokakta kaldığımı söyledim ve 'evimi boşaltın' dedim. Boşaltmak istemediler. 'Avukata git' dediler. Avukata gittim. Avukat, 'Bir sene içinde boşaltamazsın' dedi. 'Kiracılarınla anlaşmaya çalış' diye söyledi. Ben de kiracılarımla konuştum. 'Bari bana bir yer verin' diyerek onlarla bir anlaşma yaptım. Onlardan 20 bin lira para aldım. 3 ay kiracılarımla birlikte aynı evde yatıp kalkmaya başladım. Kiracı mıyım, misafir miyim ben de anlamadım" diye konuştu. 

 

"Yaşadıklarımı radyoda anlattım"

 

Yaşadıklarını bir radyo programında anlatması üzerine olayın basına yansıdığını söyleyen Alkan, "Bir radyoda Zeki Kayahan Coşkun'un programına telefonla katıldım. O gecenin program konusu, 'Gıcık olduğunuz bir olayı anlatın' idi. Ben de bağlanarak, yaşadığım bu durumu anlattım. Çok ilgisini çekti. Yaklaşık bir saat muhabbet ettik. O da tanıdığı gazeteci arkadaşlarına bu durumu anlattı. Onların da ilgisini çekince bugünlere geldik" diye anlattı. 

 

"Gün sayıyorum" 

 

Temmuz ayı başında evde 5 kişinin kaldığını belirten Alkan, " Benimle birlikte 6 kişi kalmaya başladık. Şu anda birisi işi bıraktı gitti. Birisi de izne ayrıldı. 2 kişi garson olarak çalışıyor. Diğerleri sürekli olarak restorandalar. Şu an evde 2 kişi kaldı. Ama her an artabilir. Restoran, duruma göre çalışan kişileri azaltabiliyor, arttırabiliyor. Anlaşmamıza göre evi Eylül ayı sonunda bana teslim etmek zorundalar. Noterden taahhütname yaptık. Gün sayıyorum" dedi. 

 

"Eşim de, oğlum da mağdur"

 

Evdeki kiracıları ile birlikte çay içip, televizyon seyrettiklerini anlatan Alkan, " Eskiden tanışmış arkadaşlar gibiyiz. İlk geldiğimde 2 arkadaş kalıyordu. Bir tanesi bulaşıkçıydı. Diğeri de garsondu. Buylaşıkçı arkadaş buradan ayrıldı. Şimdi başka bir yerde kalıyor. Garson da izne gitti. Kendi yatağımı kurdum. Orada yatıp kalkıyorum. Eşim de var. O da mağdur durumda. Yaz tatili için yanıma gelecekti. Hayaller kurmuştuk. Evimiz bu durumda olunca yaz sıcağında İzmir'de kaldı. 24 yaşında oğlum var. O da Alaçatı'da sörf okulunda çalışıyor. O da evimize gelemedi. Konteynerde kalıyor. Benim gibi koğuş sistemi yaşıyor" diye belirtti. 

 

 

 

 







FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER YEREL Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI